GECE YARISI KÜTÜPHANESİ (KİTAP YORUMU)
Sevgili Okurlar,
Gece Yarısı Kütüphanesi, Matt Haıg tarafından yazılmış, Kıvanç Güney tarafından Türkçe 'ye çevrilmiş yılın en iyi romanı ödülünü almış bir kitaptır.
Baş kahraman Nora'nın bizi bu hikayede çeşitli hayatlarda olasılıklara, umutsuzluklara taşımasının yanında küçücük ihtimallerle güzelliklerin, aydınlıkların ve yaşamanın aslında her halinin katlanabilir ve anlamlandırılabilir olduğunu göstermesi söz konusudur. Tabii kısa kesitler halinde deneyimlenen her hayatın neticeleri dahilinde.
Enerjinin, zıtlıkların, etkiye tepkilerin bulunduğu ama görülmediği Nora' nın yaşama deneyimleri aslında kitabın en sonlarında bahsedilen ve kendi hayatımda da felsefe edindiğim "bakmanın değil görmenin önemli olduğu" düşüncesinde yatıyor. Enerjiyi ve zıtlıklar dahilinde gerçekleşen etki ve tepkileri kabullendiğimizde; zor için kolay, üzüntü için sevinç, ölmek için yaşamak gibi olan tüm kavramların varlığı bizi biz yapıyor.
"Son pişmanlık fayda etmez" derler. Burada düşünülmeden yapılan her şey için sonucunun zarar olduğu vurgulanır. Evet ama hiç düşünülür mü ki o zarar acıyı tatlı kılsın, sonu başlangıç yapsın?
İşte bu görme işi. Acını iliklerine kadar yaşarsın, sonuçlarına katlanırsın ama sana yaşamak her daim kötü olasılıkların arasından göz kırpar. Çünkü anlarsın. Her vazgeçiş bir kaybediştir ve yaşamak için bulunduğun her an gerçek hayattır.
Eminim ki kitabı okurken herkes Nora'nın yerine kendini koydu ve sonucunda gördü. Neyi, nasıl hangi durumda istemenin önemini.
Son olarak şunu belirtmeliyim ki aslında hepimizin zaman zaman düşündüğü "böyle düşünseydim ve yapsaydım nasıl olurdu?" sorusunun kütüphane ve içinde bulunduğu kitaplar üzerinden anlatılması hikayeyi daha çok dikkat çeker hale getirmiş ve altını çizdiğim " her kitap yaşamış olabileceğin başka bir hayatı yaşama şansını sunar sana" cümlesi kitapta yaşatılmış.
Bir sonraki okuma ve değerlendirmeye kadar kendinize iyi bakın, çok okuyun! :)
Yorumlar
Yorum Gönder